2022’ye girerken

2020’de kapanmalarla artış gösteren çevrim içi alışverişte büyüme 2021’de devam etti, öyle görünüyor ki 2022 ve sonrasında da bu eğilim devam edecek.  Sadece Türkiye’de değil dünyada da birçok çevrimiçi perakendeci takip ve ödeme sürecini basitleştirerek ve teslimat seçeneklerini arttırarak müşterilerin dijital alışveriş deneyimini geliştirmekle meşgul, bu sayede internetten alışveriş yapmak öncesine göre daha kolay hale geldi.

Fiyat artışlarının tüm ülkelerde, tüm ürünlerde gerçekleşmesi ile birlikte birçok ürün, hammadde, malzemede temin problemlerinin devam edeceği öngörüldüğünden ön sipariş vererek satın alma, son kullanıcıların ve firmaların gündemine 2021 sonu itibarı ile girmeye başladı.

Ön siparişlerle çalışmak, tedarikçiler için tipik olarak önceden planlama yapmak için iyi bir fırsat sunmakta ve 2021’de sıkça önümüze çıkan tedarik zincirindeki aksamaların neden olduğu sorunlardan kaçınmaya yardımcı olacaktır. Bu nedenle iş koluna bağlı olarak bu imkânı değerlendirmek iş sürekliliği açısından fayda sağlayabilir.

Perakendeye yönelik olarak Ekim 2020’de yapılan bir araştırma, Amerikalıların haftalık ortalama market harcamalarının salgın öncesi seviyelere göre %17 arttığını bildirmekteydi. Mart 2021’de yayınlanan bir McKinsey raporu ise, birçok Avrupalı ​​tüketicinin, bazılarının evde yemek pişirmeye alışması ve diğerlerinin de geçmişte olduğundan daha fazla evden çalışmaya devam edeceğini düşünmesi nedeniyle ileriye dönük olarak market alışverişleri için daha fazla harcama yapmayı planladığını öne sürdü. Tedarikte yaşanan sorunlar da yoksunluk endişesine yol açınca perakendeciler açısından tüketicilerin stoklama yönelimlerinin artacağı değerlendirilmeye başlandı.  

Netice olarak salgın ticari hayatta bir havuza büyük bir taşın atılması ile birlikte su üzerindeki dalga oluşumu ve taşmalara benzer dalgalanmalara neden oldu. Görülen o ki atılan taşın etkisi ile su yüzeyindeki dalgalanma bir süre daha devam edecek. En azından 2022 için bunu söyleyebiliriz.

Güçlü ekonomilerde hükümetlerin finansal desteklerinin para arzını arttırması kısıtlamaların kalkması ile birlikte harcamaların artmasına yol açtı Yaşanan dalgalanma ile birçok üründe talebin arzı aşması ile tedarik sorunları ortaya çıktı bu da 2021 boyunca birçok ürünün fiyatlarının artmasına sebep oldu. Nihayetinde bu durum sadece enflasyonla yaşamaya alışmış ülkelerde değil bütün gelişmiş ekonomilerde gerçekleşti.

Artan talep e-ticaretin benimsenmesini hızlandırdı ve aynı zamanda tüketicilerin çevrimiçi alışveriş deneyimleriyle ilgili beklentilerini (fiyat ve teslim süresi) de yükseltti. Tüketiciler çevrimiçi alışveriş yapmak için daha sorunsuz ve daha uygun yollar aramaya başladılar. Sanal denemeler (arttırılmış gerçeklik) perakende sektöründe gün geçtikçe artan bir ilgiye sahip olmaya başladı.

Birçok iş kolu dijital seçeneklerden halen uzak duruyorlar ama gün geçtikçe bu beceriler üzerine harekete geçmek isteyen firma sayısı artıyor. Bu da firmalar için yeni beceriler geliştirme ihtiyacı doğuruyor. Bunu karşılayacak kadro olmayınca da dışarıdan işgücü temini ön plana çıkıyor. Bu açıdan 2022 ve sonrasında freelancer kavramını daha yaygın duymaya başlayacağız denilebilir.  

Kapanmalar süresince dışarıda yemek yeme imkanının olmaması ve kişinin mutfağıyla sınırlı kalmasıyla tüketiciler, evde mutfak becerileri geliştirmeye yöneldi ve buna yönelik mutfak aletleri, yemek tarifleri de popüler oldu. Sonuç olarak, kısıtlamaların kalkması ama dalgaların devamı ile birlikte bu becerilerin kullanılmaya devam edeceğini düşünmek doğru olur. Aslında kapanma döneminde mutfakta tecrübe edilen beceriler (aslında evde yapılan tüm aktiviteler denilebilir), kısıtlamaların kalkması ile birlikte hibrit bir zevke dönüştü yani hem evde hem de mümkün olduğunca dışarıda sosyalleşmek şekline büründü.

2021’de eve servis endüstrisi büyümeye devam etti, kurye hizmetleri özellikle Türkiye’de çok hızlı büyüdü. Firmalar ölçek ekonomisinden faydalanmak için birbirlerinin alanlarına girmeye başladı ve en sonunda cep operatörleri de eve servis işlerine giriverdiler. Büyük pazaryerlerinin her şeyi teslim etme anlayışı nedeni ile tüketici tarafında da büyük bir kafa karışıklığı başlamış durumda. Eskiden yemek için bir platform yaygın olarak kullanılırken şu anda birden çok platform bu hizmeti verme iddiasında, pazardan pay alabilmek için de farklı önermelerle tüketiciye ulaşmaya çalışıyorlar. Bu sürecin sonunda da oyunculardan bazılarının çok hızlı kaybolup gideceğini öngörmek çok zor değil.

Eve servis uygulamasının yaygınlaşması tüketicilerin tamamında teslim hızı ile ilgili yeni bir davranış, algı ve beklenti yarattı. Bunun genel olarak tüm iş kollarına yayıldığını yani hızın ve doğru teslimin önemini hiç olmadığı kadar arttığının farkında olmak gerekiyor.

Dünya siyasetinde neler oluyor?

Trump ile ilan edilen Çin – ABD ticari savaşının salgın ile birleşerek 2021 itibarı ile küresel etkileri görülmeye başlandı denilebilir. Her türlü malzemenin, hammaddenin fiyatının artması, bazılarının bulunamıyor olmasını arka taraftaki bu mücadele açıklayabilir. Bu açıdan dalgalanmaların ve tedarik zorluklarının devam edeceğini yani 2022 ve sonrasına sarkacağını öngörebiliriz. Bu hali ile yerel/yakın tedarik alternatifleri ön plana çıkacaktır. Türkiye de içine düştüğü ekonomik ve politik daralmadan vakit kaybetmeden çıkarsa bu şartları çok büyük bir avantaja çevirme şansına sahiptir.

Aksi durumda varlığını ve özgürlüğünü kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır.

Değişen şartlar ne sağlıyor?

Artan e ticaret sektörden ve hacimden bağımsız tüm işler için platforma dönüşme ve dijitalden büyüme imkanını hiç olmadığı kadar arttırmış durumdadır. İşlerin platforma evrilmesi dışında tüm işlerin e -ticaret kurgusuna da sahip olması gerekliliği artmış durumda. Bu şekli ile en küçük işten büyük hacimli işlere kadar dijital kabiliyetler ön plana çıkıyor. Salgın öncesinde yapay zekanın büyük şirketler için olduğu düşünülürken 2021 itibarı ile küçük yapılar için de basit çözümler ortaya çıkmaya başladı.

Kripto paranın özellikle Türkiye gibi ülkelerde yoğun talep görmesi blockzincirin ödeme sistemleri ile birlikte farklı konularda iş hayatına gireceğinin göstergesi oldu.

Herşey dijitalleşirken ve basitleşirken artık dijital dönüşüm kavramının da basit ve uygulanabilir olması gerekiyor. Bu nedenle gerek büyük yapılarda gerekse küçük iş kurgularında karmaşık dijital çözümler yerine basit ve hız katan paketlerin kullanımının artacağını söylemek mümkün

Bu bağlamda pazarlama çalışmalarında değer önermeleri sadelik ve hız etrafında dönmeye başlayacak, düşük maliyetlerle yüksek etki ve insanlaşma kavramları pazarlamacıların odaklarına daha çok girecektir.

Firmalar 2022’ye nasıl hazırlanabilir?

‘Yeni normal’in ne anlama geldiği ile ilgili düşünceler devam edecek gibi görünüyor. Bu hali ile ticari yapıların tüketicilerini izleyerek, doğru verilerle eğilimleri takip edip anlayarak müşterilerine en iyi önermeyi yapmayı hedeflerken, çalışanlarının iş/yaşam dengesini gözetip, beceri ve yaratıcılığın artmasını sağlayacak yolları araştırmalıdırlar.  Bütün bunları yaparken doğaya ve yaşama saygı duyarak teknolojiyi sadece büyüme amaçlı değil yaşam odaklı olarak kullanmaya yönelen proaktif yönetimler başında bulundukları işlerin devamlılığını sağlayabilecektir.

Yorum bırakın